NEDEN KOMPLEKSİTE YÖNETİMİ NEDEN ŞİMDİ

Fatma ÇINAR   @fatma_cinar_ftm

Kutlu MERİH      @CORTEXIEN

@fractalorg

Bir süpermarkete girdiğinizde çok sayıda ürünün çok az sayıda eleman tarafından tüketici hizmetine sunulduğunu görürüsünüz. Hipermarketlerde durum daha da ilginçtir. Çok sayıda ürün büyük kütleler halinde yok denecek kadar eleman ile tüketiciye sunulur. Fiyatlar genellikle piyasa fiyatlarının altındadır çünkü bu kuruluşlarda idari giderler (overhead) son derece düşüktür. Böylece bir hipermarket toptancı fiyatları ile ticaret yapabilir. İşte bu üstün performans kuruluşları teknolojinin, enformatiğin, lojistiğin ve işletmeciliğin dahiyane tasarımı ile oluşan KOMPLEKS kuruluşlardır.  Bu kuruluşların gerçek çalışanları hukuken kuruluş dışında yer alan tedarikçileridir ve bu kuruluşların başarıları tedarikçileri ile olan disiplinli ilişkilerinden kaynaklanır. Bu tasarımı yapanların ve kuruluşları yönetenlerin işletme okullarından mezun olduklarını veya yönetim modellerini çok iyi bildiklerini söyleyemeyiz. Bu tür kuruluşlar üstün bir vizyon, irade ve teknolojiye olağanüstü hakimiyet ile ortaya çıkarlar. İşletme fakülteleri müfredatlarında bu tür kuruluşların nasıl tasarımlandığı ve yönetim modelleri okutulmaz. Çünkü akademik dünya var olan ve çalışan varlıkların dinamikleri üzerine düşünce ve eğitim üretir.Yeni örgüt tasarımları bu çevrelerden beklenmez. Ayrıca yönetim ve organizasyon disiplini düşünürleri teknolojiye karşı mesafeli bir pozisyondadır.  Bu da yeni ve üstün performans kuruluşlarının oluşturulmasında bir katkı sağlamaz ve akademik katkı arkadan gelir. Bu nedenle bu kompleks kuruluşları var eden vizyon ve irade akademik kaynaklı olmayıp kompleks düşünebilen girişimcilerin ve teknolojiyi iyi kullanabilen pratik işletmeciliğin yüz yılı aşan deneyimlerinin sonucudur.

 

Yönetim ve Kompleksite

Yönetim düşüncesiliteratüründe 1990’ların ortalarından itibaren yönetimde kompleksite yaklaşımı ile ilgili yazıların yayımlanmaya başlandığı görülmektedir. Klasik sosyal bilim araştırma yöntemleri, bugünün oldukça kompleks hale gelen sistematik ilişkileri güçlenmiş iş örgütlerinin sorunlarını araştırmaya kafi gelmemektedir. Bu yeni paradigma daha bütüncü (holistic), tamamlayıcı (integrative), çevreci (ecological) ve güçlendirici (empowering)’dir. Bu yaklaşım, organik dinamik sistemleri inceleme konusu yapmaktadır. İş organizasyonları da bu özellikleri gösteren sistemler olarak dikkate alınmalıdır. Bugünün yönetim anlayışı, iş örgütünün dinamik bir varlık olarak parçaların ve yapılacak farklı araştırmalarla da olsa sistemin davranışlarının anlaşılamayacağını kabul etmektedir. Bütüne ilişkin unsurlar arası davranışlar ile insana özgü davranışlardan kaynaklanan ilişkilerin metrikleri ancak örgüte/işletmeye/insana kompleks bir yaklaşımla bakıldığında ölçülebilir. Diğer yandan örgütün/işletmenin dinamikleri vekompleks hiyerarşileri bir bütün halinde dikkate alınması inceleme, araştırma ve analizlerin tek boyutta bağımsız olarak yapılmasına engel teşkil eder. Böylece örgütte/işletmede kompleks ilişkiler düzenini açıklamada sistemleri sadece kendi yapısı içindeki dinamikleri yerine daha büyük bir düzenin bir parçası olarak ele alması ve düzenlilik dışındaki ihtimalleri içermesi bakımından yönetim bilimi dünyasındaki yeni arayışlara bir son verebilir.Bizim bu çalışmadaki temel yaklaşımımız, endüstriyel olsun veya olmasın bütün kuruluşları bir kompleks ilişkiler sistemi olarak ele almaktır.

Karşılklı Kompleks Etkileşim

 Sistemler içinde birden fazla güç karşılıklı etkileşirse, tahmin edilebilirlik şansı daha da azalır. Günümüze kadar insanoğlu, sadece daha fazla değişkeni analiz sistemi içine katarak öngörülerde bulunmuş ve bu sayede gelişme göstermiştir. Örneğin klasik yönetim kuramında Taylor’un öne sürdüğü “çalışanlara ne kadar çok para verirseniz o kadar verim elde edersiniz” gibi öngörü, başlangıçta iyi bir fikir olarak kabul edilmiş olsa da, daha sonraları ne kadar sınırlı bilgiden yola çıkılarak yapılandırılmış olduğu görülmüştür. Çünkü bireyi etkileyen maddi unsurlardan başka çok farklı unsurlar da vardır. Bu yüzden sistemi daha da geliştirmek için, daha çok değişkenin sisteme eklenmesi gerekli görülmüştür. Klasik yönetim kuramından günümüze kadar olan süreçte, ortaya atılan birçok kuram ve yaklaşım (1930’lardan sonra ortaya atılan neo-klasik kuram ve modern kuram ve yaklaşımlar) klasik kuramın ne kadar sınırlı bilgilerle yapılandırılmış olduğunu göstermiştir. Bugün yönetim kuramlarının gelişmesinin devam etmesi, yönetim sistemini etkileyen tüm unsurların ve bu unsurlar arasındaki ilişkilerin, yeterli düzeyde bilinmediğini göstermektedir.

Bütünün Kompleks ve Organik Bölünmüşlükleri

Bilimdeki sınırsızlık ve gittikçe daha çok da parçalanma ve bölünmeler (dallanmalar) bize zor ve korkutucu gelse de, doğanın karakteristik bir özelliğidir. Bilim dalları, gittikçe kendi içinde bölünmekte ve branşlaşmaktadır. Bu branşlaşmaları düşündüğümüzde bunun bir sınırının olamayacağını anlamamız güç değildir. Bu branşlaşma, sisteme avantaj sağladığı gibi dezavantajlar da getirmektedir. Çalışanlar kendi çalışma sınırları veya branşları içinde kalarak çalışmalarını yürütürken, bir taraftan daha derinlemesine bilgi üretip uzmanlaşırlar diğer taraftan, diğer branşlardan uzaklaşırlar (tıpkı büyüyen bir ağacın birbirinden uzaklaşan dallarının uçları gibi). Bu durum yetişen her neslin daha dar alanda bilgilere sahip olduğu anlamına gelmektedir. Oysa insanoğlunun meydana getirdiği gelişmeler sayesinde toplamdaki bilgi miktarı artmaktadır. Böylece çalışanlar her geçen gün daha dar alanda daha derin bilgiler elde etmelerine rağmen, toplam bilgiye göre daha az bilgi ile iş yapmaktadırlar. Bugün “Öğrendikçe, ne kadar cahil olduğumu öğreniyorum” ifadesi, bunun insanoğlunda bir yansıması olarak görülebilir. Bu durum bir tarafta gelişmeler elde etmeyi sağlarken diğer taraftan göz ardı edilebilecek ya da gözden kaçırılabilecek bilginin de sayıca artma ihtimalini beraberinde getirmektedir.

SONUÇ

Dünün örgütleri, yönetimde standart en iyi yönetim şeklini uygulamada yarışırken, bugünün örgütleri belirsizlik ve karmaşıklık ortamında kendilerine özgü bir yönetim şekli geliştirmekte rekabet etmektedirler. Çünkü küresel anlamda baktığımızda, günümüzde en iyi yönetim şekli olarak nitelenebilecek bir yönetim modeli henüz şekillenmemiştir. Bunun yanı sıra, kompleksitenin olduğu yerde ortaya konulmuş standart tüm yönetim modelleri işlevselliğini kaybetmektedir. Aynı zamanda bu yönetim modellerinin kavramları ve ortaya koymuş olduğu kuralları da anlamsızlaşabilmektedir.

KAYNAKLAR

  1. Ashkenas, R., Ulrich, D., Jick, T., and Kerr, S. (1995). “The Boundaryless Organization Breaking the Chains of Organizational Structure”,  Jossey-Bass, San Francisco.
  2. Çınar F., (2010). “1980 sonrası Gelişen Yönetim Teorileri ve Örgüt İlişkisi”, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul.
  3. Çınar F., (2011). “21. Yüzyılda Organizasyonel Formlar Ve Karmaşıklık (Complexity) Paradigması”, Riskonomi Dergisi, İstanbul.
  4. Çınar F., (2011) “Kaotik Sosyoteknik Ortamlarda Complex (Karmaşık) Organizasyonlar”, Riskonomi Dergisi, İstanbul.
  5. Kauffman, S. A. (1991). “Antichaos and Adaptation: Biological Evolution May Have Been Shaped by More Than Just Natural Selection”, Scientific American, 265, 78-84.
  6. Lewin, R., and Regine, B. (1999). “The Soul at Work”, Orion Business Books, p. 105, London.
  7. Mabey, C., Salaman, G., Storey, J. (2001). “Organizational Structuring and Restructuring”, in Salaman, G. ed. Understanding Business Organisations, P. 164. Routledge, London.
  8. Mathew, K. M., White, M. C. ve Long, R. (1999). “Why Studying the Complexity Sciences in the Social Sciences?”, Human Relations, 52, 439-462.
  9. Merih K., (2011). “Enformatik Devrim: İş Analitiği Teknikleri ile Daha Etkin İş Kararları”, Riskonomi Dergisi, İstanbul.
  10. Merih K., (2002). “Network Organizasyon Yapısı ve Hastane Yönetimi”, http://www.eylem.com., İstanbul.
  11. Merih K.. http://www.riskonomi.com/wp/?p=1556
  12. Prigogine, L., Nicholis, O. ve Babloyantz, A. (1972, a). “Thermodynamics of Evolution: Part I”, Physics Today, 25, 23-28. – Prigogine, L., Nicholis, O. ve Babloyantz, A. (1972, b). “Thermodynamics of Evolution: Part II”, Physics Today, 25, 38-44.
  13. Senge, M. P. (1994). “The Leader’s New Work”, in Mabey, C. and Iles, P. eds. Managing Learning, Routledge, London.
  14. Thomas, C. C., and Coe, T. (1991). “The Flat Organisation: Philosophy and Practice”, British Institute of Management.
  15. Waldrop, M. M. (1997). “Karmaşıklık: Düzen ve Kaosun Eşiğinde Beliren Bilim”, (Çev.: Z. Dicleli), İstanbul. Türk Henkel Dergisi Yayınları.
  16. Waldrop, M. M. (1994). “Complexity”, Simon & Schuster Inc., New York.
  17. http://www.riskonomi.com/wp/?p=1919
  18. http://www.riskonomi.com/wp/?p=1929